Bİ’ DÜNYA İYİLİK YOLCUSU:  

HAKAN EMİN ÖZTÜRK


Ahmet Mahmut ŞEN


İyilik, bazen küçük bir haberle başlar fakat doğru zamanda doğru kalplere ulaştığında dalga dalga yayılan büyük bir hayra dönüşebilir. Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan milyonlarca insanın hayatında sayısız iyilik hikâyesi yaşanır. Ancak çoğu zaman bu hikâyeler görünmez kalır. Oysa bir iyiliğin duyulması, başka bir iyiliğin doğmasına vesile olabilir. İşte bu düşünceden hareket eden ve iyiliğin çoğalması için gayret eden isimlerden biri de Hakan Emin Öztürk’tür.

Üsküdar’da dünyaya gelen Hakan Emin Öztürk, ilahiyat eğitimini Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamlar. Daha sonra Kanada’da lisansüstü eğitimine devam eder. Bu süreçte, özellikle İslam’ı sonradan seçen insanların yaşadığı dönüşümleri ve karşılaştıkları zorlukları inceleyen bir tez çalışması hazırlar. Onun için ilim yolculuğu yalnızca akademik bir uğraş değil aynı zamanda Rabb’in rızasını arama gayretinin bir parçası olur.

Hakan Emin Öztürk, iyiliğin çoğalmasının ancak iyilikleri görünür kılmakla mümkün olduğuna inanır. Bu düşüncesini anlatırken şu örneği verir: Tarlasında çıkan zararlı otlardan şikâyet eden bir bahçıvana köyün bilgesi şöyle nasihat eder: “Zararlı otlarla tek tek mücadele etmek yerine güzel bitkilerin sayısını artır ki onlara yer kalmasın.” Ona göre kötülükleri ortadan kaldırmanın en etkili yolu da iyilikleri çoğaltmaktır. Bu düşünce, zamanla onun hayatının temel ilkelerinden biri hâline gelir.

Günümüzde “ümmet” denildiğinde çoğu zaman savaşın, zulmün ve acının yaşandığı coğrafyalar hatırlanır. Oysa ümmet kavramı yalnızca acılarla anılacak bir kavram değildir. Dünyanın dört bir yanında yaşayan Müslümanların umut veren, ilham olan ve insanlığa katkı sunan sayısız güzel hikâyesi vardır. O, bu hikâyelerin duyulması gerektiğine inanır.

Bu düşünceyle 2018 yılında “Bi’ Dünya Haber” adlı sosyal içerik platformunu kurar. Platformun amacı, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Müslümanların güzel ve ilham verici haberlerini görünür kılmaktır. İnternet sitesi ve sosyal medya kanalları aracılığıyla Müslümanların yalnızca acılarla değil iyilikle, merhametle, üretimle ve umutla da anıldığını göstermeye çalışır. Zamanla yüzü aşkın ülkeden kırka yakın başlık altında yüzlerce haber bu platformda kendine yer bulur. Yayımlanan haberlerin dikkat çekiciliği yanında çözüm odaklı olması da önemsenir. Hakan Emin Öztürk, bu yaklaşımı şöyle ifade eder: “Mesele sadece balık tutmayı öğretmek değil balık piyasasına hâkim olabilmektir.” Ona göre kalıcı ve uzun soluklu projelerle iyiliğin kurumsallaşması, organize kötülüğe karşı güçlü bir cevap oluşturabilir.

Platformun dikkat çekici yönlerinden biri ise gönüllülük ağı olmasıdır. Japonya’dan Arjantin’e, İtalya’dan Almanya’ya kadar birçok ülkeden gönüllüler yerel haber kaynaklarını tarayarak Müslümanların örnek davranışlarını içeren haberleri tercüme eder ve siteye ulaştırırlar. Bu gönüllüler arasında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen Uluslararası İlahiyat Programı kapsamında Türkiye’de eğitim gören öğrenciler de bulunur. Farklı ülkelerden gelen bu öğrenciler, kendi dillerinde yaptıkları katkılarla haber ağının genişlemesine önemli destek sağlarlar.

Yapılan haberlerin kimi zaman beklenmedik ve anlamlı geri dönüşleri olur. Üsküdar’da hatim ile sabah namazı geleneğiyle ilgili bir haber yayımlandığında haberi okuyan bir kişi o camiye gidip sabah namazına başladığını bildirir. Konya’daki bir cezaevinde mahkûm bir gencin hafız oluşuyla ilgili bir haber yayımlandığında ise yaşlı bir anne mesaj gönderir: “Benim oğlum da mahkûm, ona da Kur’an okumayı öğretir misiniz?” Bir haberin, gözü yaşlı bir anneye umut olması bu çalışmanın en kıymetli karşılıklarından biridir. Bir gün, sitede yaşanan teknik bir arıza da başka bir gerçeği ortaya çıkarır. Görme engelli bir vatandaş, sitenin tasarımının değişip değişmediğini soran bir e-posta gönderir. Haberleri bir program aracılığıyla dinlediğini ve eski tasarıma dönülürse yeniden dinleyebileceğini ifade eder. Böylece görme engelli bir bireyin de bu platform üzerinden Müslümanların iyilik haberlerini takip ettiği anlaşılır. Bu olayın ardından “İyiliğin Sesini Açalım” projesi başlatılır ve görme engelliler için haberlerin seslendirilmesi sağlanır.

Bazen bir haber, başka bir ülkede iyiliğe de ilham olur. Japonya’da gül dağıtarak insanlara Peygamber Efendimizi anlatan bir grubun haberi yayımlandığında Polonya’da yaşayan başka bir gönüllü bu haberi okur ve aynı çalışmayı kendi ülkesinde gerçekleştirir.

Platform, yalnızca haber paylaşmakla sınırlı kalmaz. “Bi’ Dünya Sohbet Okulu” projesi kapsamında İslami ilimler alanında uzman kişilerin katıldığı çevrim içi eğitim kampları düzenlenir. Çalışanlardan ev hanımlarına kadar farklı kesimlerden binlerce insan bu programlara katılarak eğitim ve destek alır. Aynı zamanda Öztürk, yurt içi ve yurt dışında, liseler ve üniversitelerde konferanslar verir; sivil toplum kuruluşlarında gönüllü hizmetlerde bulunur.

Hakan Emin Öztürk, Ramazan Mübarek adlı kitabında otuz farklı ülkeden Müslümanların ramazan tecrübelerini anlatan mektupları derler. Bu kitapta, İsveç’te yirmi saate yakın oruç tutan bir mühtedinin tecrübesini de Arjantin’de yaşayan bir Katoliğin ramazan atmosferine duyduğu hayranlığı da görmek mümkündür.

Hakan Emin Öztürk, tüm bu çalışmalarda kendisini ön planda tutmaktan imtina eder. Hatta zaman zaman kendi kurduğu sitenin kendisine tavsiye edildiğine bile şahit olur. O, “İyilik yap, denize at!...” düsturuyla hareket eden, isimsiz kalmayı tercih eden bir iyilik neferidir. Ona göre tek bir haber bile küçümsenmemelidir çünkü yuvarlanan bir kar topu gibi büyüyüp çoğalabilir. O, bütün bu gayretini tek bir niyetle sürdürür: Allah’ın rızasını kazanmak. Kurduğu platform aracılığıyla Müslümanların dünyanın dört bir yanında gerçekleştirdiği iyiliklerini paylaşmaya devam ediyor. Çünkü o, şuna inanıyor: “Bugün paylaşılan bir iyiliğin yarın kimin hayatına dokunacağını asla bilemezsiniz.”